Back Index Next

m. 1461- îmam üçüncü veya dördüncü rekatta olur ve imama uymak isteyen kimse, imama uyduğunda fatiha'yı okuyup rüku'da imama yetişemeyeceğini anlarsa; ihtiyaten farz olarak sabretmeli, imam rüku'a gidince uymalıdır.

m. 1462- üçüncü veya dördüncü rekatta imama uyarsa fatiha ve sureyi okuması gerekir. sure için vakit yoksa fatiha'yı bitirmeli ve kendini rüku'da imama yetiştirmelidir. eğer imama secdede yetişirse, ihtiyaten namazı yeniden kılması daha iyidir.

m. 1463- sureyi veya kunutu okuduğu takdirde rüku'da imama yetişemeyeceğini bilen bir kimse, sureyi veya kunutu okumamalı, fakat okursa namazı sahihtir.

m. 1464- sureyi okumaya başlarsa veya -başlamışsa- tamamlarsa rüku'da imama yetişebileceğine güveni olan kimsenin sureye başlaması veya -başlamışsa- bitirmesi ihtiyaten farzdır.

m. 1465- sureyi okuduğu taktirde imamın rükusuna yetişeceğine yakini olan kimse, sureyi okur ve rükuya yetişemezse namazı sahihtir.

m. 1466- imam ayakta iken, me'mum, imamın hangi rekatta olduğunu bilmese bile uyabilir. ancak allah'a gurbet (yakınlık) kastıyla fatiha ve sureyi okumalıdır. sonra imamın birinci veya ikinci rekatta olduğunu anlarsa bile namazı sahihtir.

m. 1467- imamın birinci veya ikinci rekatı zannıyla fatiha ve sureyi okumaz ve rüku'dan sonra üçüncü veya dördüncü rekat olduğunu anlarsa namazı sahihtir. fakat rüku'dan önce anlarsa fatiha ve sureyi okumalıdır. eğer vakti yoksa sadece fatiha'yı okumalı ve rüku' veya secdede imama yetişmelidir.

m. 1468- imamı, üçüncü veya dördüncü rekatta zannederek fatiha ve sureyi okuyup ve rüku'dan önce veya sonra birinci veya ikinci rekatta olduğunu anlarsa namazı sahihtir. eğer fatiha ve sureyi okurken anlarsa, onları tamamlaması gerekmez

m. 1469- müstehap (sünnet) bir namazı kılarken, cemaat namazına kalkılırsa, namazı tamamladığında cemaata yetişeceğine güvenmiyorsa müstehap namazı bırakıp cemaat namazına katılması müstehaptır. hatta eğer cemaatın birinci rekatına yetişeceğine güvenmiyorsa bile, yine aynı şekilde amel etmesi müstehaptır.

m. 1470- üç veya dört rekatlı bir namazı kılarken cemaat namazı başlarsa, üçüncü rekatın rükusuna gitmemiş ise ve namazı tamamlarsa, cemaata yetişebileceğine güvenmiyorsa, namazını müstehap namaz niyetiyle iki rekat olarak tamamlayıp kendini cemaata yetiştirmesi müstehaptır.

m. 1471- imam namazı bitirdiği halde imama uyan teşehhüt veya birinci selamda ise münferit niyet etmesi gerekmez.

m. 1472- imamdan bir rekat geride olan bir kimse, imam son rekatın teşehhüdünü okurken, münferit niyeti ederek ayağa kalkıp namazını tamamlayabilir veya ellerinin parmaklarını ve ayaklarının ön uç kısmını yere koyup, dizlerini kaldırarak imam namazın selamını verinceye kadar bekleyip sonra kalkabilir.

cemaat imaminin Şartlari

m. 1473- cemaat imamı baliğ, akil, isna aşeriye şiası, adil, helal-zade olmalı ve namazı sahih bir şekilde kılmalıdır ve ihtiyaten farz olarak cemaat imamı erkek olmalıdır. iyiyi kötüden ayırabilen mümeyyiz çocuğun ayrı bir mümeyyiz çocuğa uymasında bir sakınca yoktur.

m. 1474- adil bildiği bir imamın, hâlâ adil olup olmadığından şüphe eden bir kimse, ona uyabilir.

m. 1475- ayakta namaz kılan bir kimse, oturarak veya yatarak namaz kılan bir kimseye uyamaz. oturarak namaz kılan bir kimse de yatarak namaz kılan bir kimseye uyamaz.

m. 1476- oturarak namaz kılan bir kimse, oturarak namaz kılan bir kimseye uyabilir. fakat yatarak namaz kılan bir kimsenin oturarak veya yatarak namaz kılan bir kimseye iktida etmemesi ihtiyaten farzdır.

m. 1477- cemaat imamı, bir özür dolayısıyla teyemmüm veya cebire abdestiyle namaz kılarsa, ona iktida edilebilir, ama bir özür dolayısıyla necis olmuş bir elbiseyle namaz kılıyorsa, ihtiyaten farz olarak ona iktida edilmemelidir.

m. 1478- eğer imam, bir hastalık yüzünden idrar veya gâit inin dışarı çıkmasını önleyemiyorsa, ihtiyaten farz olarak ona iktida edilmez. ve müstehaze olmayan bir kadın müstehaze olan bir kadına uyamaz.

m. 1479- cüzam veya baras hastalığı olan ve şer’i had uygulanan kimse, ihtiyaten farz olarak cemaat imamı olmamalıdır.

cemaat hükümleri

m. 1480- imama uymak isteyen, niyet ettiği zaman imamını tayin etmelidir. fakat onun ismini bilmesi gerekmez. mesela, eğer "hazır bulunan imama iktida ediyorum" diye niyet ederse namazı sahihtir.

m. 1481- me'mum fatiha ve sure dışında namazının her şeyini kendisi okumalıdır. fakat onun birinci veya ikinci rekatın, imamın üçüncü veya dördüncü rekatı olursa fatiha ve sureyi de okumalıdır.

m. 1482- eğer me'mum; sabah, akşam, yatsı namazlarının birinci ve ikinci rekatlarında, imamın okuduğu fatiha ve sureyi işitirse, kelimeleri ayırt edemezse bile fatiha ve sureyi okumamalıdır. eğer imamın sesini işitmezse fatiha ve sureyi okuması müstehaptır, ama sessiz okumalıdır. yanlışlıkla sesli okursa sakıncası yoktur.

m. 1483- me'mum, imamın fatiha ve suresinin kelimelerinden bazısını işitirse, fatiha ve sureyi okumaması ihtiyaten farzdır.

m. 1484- eğer me'mum, yanlışlıkla fatiha ve sureyi okursa veya işittiği sesin imamın sesi olmadığını zannederek fatiha ve sure okuyup sonra duyduğu sesin imama ait olduğunu anlarsa, namazı sahihtir.

m. 1485- eğer imamın sesini işitip işitmediğinde veya işittiği bir sesin imamın sesi olup olmadığında şüphe ederse fatiha ve sureyi mutlak gurbet (allah'a yakınlık) kastıyla okuyabilir.

m. 1486- ihtiyaten farz olarak me'mum, öğle ve ikindi namazının birinci ve ikinci rekatında fatiha ve sure okumamalıdır. onun yerine zikretmesi müstehaptır.

m. 1487- me'mum tekbiret-ül ihramı imamdan önce almamalı. hatta imamın tekbiri tamamlanmadan tekbir almaması ihtiyaten farzdır.

m. 1488- eğer me'mum, imamın selamını işitir veya ne zaman selam vereceğini bilirse, imamdan önce selam vermemelidir. eğer kasten imamdan önce selam verirse sakıncalıdır. ama eğer imamdan önce yanlışlıkla selam verirse yeniden selam vermesi gerekmez.

m. 1489- me'mum iftitah tekbiri ve namazın selamı dışındaki namazın diğer şeylerini imamdan önce söylerse sakıncası yoktur. ancak onları işitir veya imamın ne zaman söylediğini bilirse, imamdan önce söylememesi ihtiyaten müstehaptır.

m. 1490- me'mum namazda okunan şeyler dışında, rüku' ve secde gibi yapılan diğer şeyleri imamla birlikte veya ondan biraz sonra yerine getirmelidir. eğer bilerek imamdan önce veya ondan bir sure sonra yaparsa günah işlemiştir ve ihtiyaten farz olarak namazı bitirip yeniden kılmalıdır.

m. 1491- me'mum yanlışlıkla, imamdan önce başını rüku'dan kaldırırsa, imam hala rüku'daysa hemen rükuya dönüp imamla beraber başını kaldırmalı; bu şekilde rükün olan rükuyun fazlalığı namazı batıl etmez. ama eğer rükuya döner ve rükuya varmadan önce imam başını kaldırırsa namazı batıldır.

m. 1492- yanlışlıkla başını kaldırıp imamın secdede olduğunu görse, secdeye geri dönmelidir. her iki secdede aynı durum tekrarlanırsa, rükün olan iki secde fazla olduğu için namaz batıl olmaz.

m. 1493- yanlışlıkla imamdan önce başını secdeden kaldırmış olan bir kimse, eğer secdeye geri dönerse ve secdeye varmadan imam başım kaldırırsa namazı sahihtir. fakat bu durum, bir rekatın her iki secdesinde de tekrarlanırsa namazı batıldır.

m. 1494- eğer yanlışlıkla rüku' veya secdeden başını imamdan önce kaldırır ve yanlışlıkla veya imama yetişemem düşüncesiyle rüku' veya secdeye gitmezse namazı sahihtir.

m. 1495- secdeden başını kaldırıp imamın secdede olduğunu görürse, imamı birinci secdede zannedip imamla secde etmiş olsun diye secdeye gider ve sonra da imamın ikinci secdesi olduğunu anlarsa onun ikinci secdesi sayılır. ve eğer imamın ikinci secdesi olduğunu sanarak secdeye gider ve başını secdeden kaldırdıktan sonra imamın birinci secdesi olduğunu anlarsa bu cemaat imamına uymak sayılır ve imamla birlikte tekrar secdeye gitmesi gerekir. her iki takdirde de ihtiyaten farz olarak namazı cemaatle tamamlamalı ve yeniden kılmalıdır.

m. 1496- farkında olmayarak imamdan önce rükuya gider ve başını kaldırdığı takdirde imamın kıraatinden bir miktarım yetişecek durumdaysa, eğer başını kaldırır ve imamla beraber rüku'a giderse, namazı sahihtir. ama eğer kasten geri dönmezse, ihtiyaten farz olarak namazı batıldır ve her iki rükuda zikri söylemelidir, ancak birinci rükuda küçük bir zikirden başka bir şey söylememesi ihtiyaten farzdır.

m. 1497- eğer yanlışlıkla imamdan önce rükuya gider eğer, başını kaldırdığında imamın kıraatinden hiç bir şeye yetişemeyecek bir durumda olursa, imam kendisine yetişinceye kadar beklerse namazı sahihtir.

m. 1498- eğer yanlışlıkla imamdan önce secdeye giderse, imam kendisine yetişinceye kadar beklediği takdirde namazı sahihtir.

m. 1499- imam, kunut olmayan bir rekatta yanlışlıkla kunut okursa veya teşehhüt olmayan bir rekatta teşehhüt okumaya başlarsa me'mum kunut ve teşehhüt okumamalıdır, ama imamdan önce rükuya gidemez veya imam kalkmadan önce kalkamaz. ancak işaret ve alametle durumu imama anlatmalıdır. eğer mümkün olmazsa imam kunut veya teşehhüdünü bitirinceye kadar bekleyip, namazın gen kalan kısmını imamla tamamlamalıdır.

cemaat namazinda müstehap olan Şeyler

m. 1500- me'mum bir erkek olursa, imamın sağında durması müstehaptır. eğer bir kadınsa, secde edeceği yer, imamın dizleri veya ayaklan hizasına gelecek şekilde imamın sağında durması müstehaptır. eğer bir erkek, bir kadın veya bir erkek, bir kaç kadın olursa, erkek imamın sağında kadınlar ise arkasında durmaları müstehaptır. eğer bir kaç erkek veya bir kaç kadın olursa, erkeklerin imamın arkasında ve kadınların da erkeklerin arkasında durması müstehaptır.

m. 1501- imamın safin ortasında yer alması ve ilim, takva ve kemal ehlinin birinci safta durmaları müstehaptır.

m. 1502- cemaat saflarının düzgün olması, bir safla duranların arasında mesafe olmaması ve omuzlarının bir hizada olması müstehaptır.

m. 1503- "kad kametissalah" denildikten sonra cemaatın ayağa kalkması müstehaptır.

m. 1504- cemaat imamının, cemaatın içindeki zayıfların durumuna uygun hareket etmesi, zayıf olanların kendisine yetişebilmesi için acele etmemesi müstehaptır. yine kunut, rüku ve secdeleri uzatmaması müstehaptır. ama uyanların hepsinin uzatılmasını istediklerini bildiği takdirde uzatabilir.

m. 1505- cemaat imamı, sesli okuduğu fatiha, sure ve zikirlerde sesini, herkesin duyacağı şekilde yükseltmesi müstehaptır. ama normalden fazla da yükseltmemesi gerekir.

m. 1506- imam rüku'da iken birisinin gelip uymak istediğini anlarsa rükuyu her zamankinin iki katı uzatması ve sonra kendisine uymak için başkalarının geldiğini anlasa bile kalkması müstehaptır.

cemaat namazinda mekruh olanlar

m. 1507- cemaatın saflarında yer olursa, insanın yalnız başına durması mekruhtur.

m. 1508- me'mumun namaz zikirlerini imamın işiteceği kadar sesli okuması mekruhtur.

m. 1509- Öğle, ikindi ve yatsı namazlarını iki rekat lalan bir yolcunun, bu namazlarda yolcu olmayan imama uyması mekruhtur. yolcu olmayanın da bu namazlarda yolcuya uyması mekruhtur.

ayat namazi

m. 1510- talimatı ilerde bildirilecek olan ayat namazı dört şey vasıtasıyla farz olur:

güneş tutulması,

1- ay tutulması,

2- bunların az bir kısmı tutulsa ve hiç kimse korkmasa bile-

3- zelzele (deprem)- kimse korkmasa bile-

4- gök gürlemesi, şimşek çakması, kara ve kızıl rüzgarlar ve benzerleri halkın çoğunu korkuya düşürdüğü taktirde, ihtiyaten farz olarak yerin yarılması veya çökmesi gibi yerküreyle ilgili korkunç hadiselerde de halkın çoğunluğu korkarsa ayat namazı kılınmalıdır.

m. 1511- ayat namazını farz eden şeyler birden fâzla olursa onların her birisi için bir ayat namazı kılınmalıdır. mesela, güneş tutulduğu zaman deprem de olursa iki ayat namazı kılınmalıdır.

m. 1512- bir kimsenin üzerine, hepsi aynı sebebe dayanan bir kaç ayat namazı farz olursa, mesela, üç defa güneş tutulduğu halde onların namazını kılmamış olursa, onların kazasını kılarken hangisini hangi tutuluşa kıldığını ayırt etmesi gerekmez. yıldırım düşmesi, kara ve kızıl yellerin esmesi vb. sebepler için bir kaç ayat namazı farz olmuş olursa da, aynı şekildedir. fakat güneş ve ay tutulması ve depremin üçüne veya bunlardan ikisi için namaz farz olmuşsa, ihtiyaten farz olarak niyet ederken hangisi için ayat namazı kılacağını belirtmesi gerekir.

m. 1513- ayat namazını farz kılan şeyler, hangi şehirde meydana gelirse, sadece oranın halkı ayat namazını kılmalıdır; başka yerlerin halkına farz değildir. fakat o şehirle bir sayılabilecek kadar yakın olan yerlerin halkının kılması farzdır.

m. 1514- güneş veya ay tutulmaya başladığı zamandan itibaren insan ayat namazını kılmalıdır. daha güçlü görüş gereğince onun vakti güneş veya ayın tamamen açılmasına kadardır. fakat ihtiyaten farz olarak ayat namazı, güneş veya ay açılmaya başlayıncaya kadar ertelenmemelidir.

m. 1515- eğer ayat namazını güneş veya ay açılmaya başladığı zamana kadar ertelemişse, ihtiyaten farz olarak edâ veya kaza diye niyet etmemelidir. fakat tamamen açılmalarından sonra ayat namazını kılarsa kaza diye niyet etmelidir.

m. 1516- eğer güneş veya ayın tutulma müddeti bir rekat kılınacak vakitten fazla olursa, ama insan namazı kılmamışsa; tutulmanın açılmaya başlamasına bir rekatlık müddet kalırsa edâ niyeti yapmalıdır. hatta eğer onların tutulma müddeti bir rekat kılacak zaman kadar veya daha az olsa bile ayat namazım edâ olarak kılmalıdır.

m. 1517-deprem, yıldırım, şimşek ve benzerleri meydana geldiği zaman insan hemen ayat namazını kumalıdır; eğer kılmazsa günah işlemiştir, ömrünün sonuna kadar onun üzerine farzdır ve ne zaman kılarsa edadır.

m. 1518- eğer insan ay veya güneş açıldıktan sonra, onun hepsinin tutulduğunu anlarsa; ayat namazının kazasını kılmalıdır. fakat onun bir miktarının tutulmuş olduğunu anlarsa, kazası onun üzerine farz değildir.

m. 1519- eğer bir grup insan ayın veya güneşin tutulduğunu söyler, ama insan onların sözüne yakın etmez ve ayat namazı kılmazsa ve daha sonra da doğru söyledikleri anlaşılırsa, eğer ay veya güneşin yüzü tamamen tutulmuşsa ayat namazı kılmalıdır. yine, adil oldukları belli olmayan iki kişi ay veya güneşin tutulduğunu söylerlerse daha sonra adil olduktan anlaşılırsa ayat namazını kılmalıdır. hatta eğer her iki farzda da onun bir kısmının

tutulduğu bile anlaşılırsa ihtiyaten farz olarak ayat namazı kılmalıdır.

m. 1520- eğer insan ilmi kurallar yoluyla güneş ve ayın tutulma vaktini bilen kimselerin sözüyle güneş veya ayın tutulduğuna kanaat getirirse ayat namazını kılmalıdır. yine filan vakit güneş veya ay tutulacak ve şu kadar zaman sürecek derler ve insanda onların sözüne güvenirse, onların sözüne göre amel etmelidir. mesela, deseler ki güneş filan saat açılmaya başlayacaktır, ayat namazını o vakte kadar geciktirmemelidir.

m. 1521- kılmış olduğu ayat namazını batıl olduğunu anlayan, onu ikinci defa kılmalıdır; vakit geçmişse kaza etmelidir.

m. 1522- eğer günlük namazların vaktinde insanın üzerine ayat namazı da farz olursa, eğer her ikisine de vakit varsa, hangisini isterse önce kılabilir. eğer birisinin vakti darsa önce vakti dar olanı kılmalıdır; eğer her ikisinin de vakti daralmışsa günlük namazını önce kılmalıdır.

m. 1523- günlük namazı kılarken, ayat namazının vaktinin dar olduğunu anlarsa günlük namazının da vakti darsa, onu tamamlayıp sonra ayat namazım kılmalıdır. ama, eğer günlük namazının vakti dar değilse onu bozup önce ayat namazını sonra günlük namazı kılmalıdır.

m. 1524- ayat namazı kılarken günlük namazının vaktinin dar olduğunu anlarsa, ayat namazım terk edip günlük namazını kılmalıdır. günlük namazının peşinden de namazı bozacak bir iş yapmadan, ayat namazına kaldığı yerden devam etmelidir.

m. 1525- kadın hayız veya nifas halindeyken güneş veya ay tutulur ve güneş ve ayın açılma müddetinin sonuna kadar kadın aynı halde kalırsa, ayat namazı onun üzerine farz olmaz, fakat ihtiyaten farz olarak temizlendikten sonra

onu kaza etmelidir. yine deprem olur veya ayat namazını farz eden benzeri bir şey meydana gelirse de ihtiyaten farz olarak temizlendikten sonra ayat namazını kılmalıdır.

ayat namazinin usulü

m. 1526- ayat namazı iki rekattır; her rekatta beş rüku' vardır. onun usulü şöyledir: insan, niyetten sonra tekbir alır, bir fatiha ve bir sureyi tamam olarak okur. rüku'a gider ve rüku'dan doğrulur. yine bir fatiha ve bir sure okur ve tekrar rüku'a gider; bu iş beş defa tekrarlanır, beşinci rüku'dan doğrulduktan sonra iki secde yapar, ayağa kalkıp ikinci rekatı da birinci rekat gibi kılar, teşehhüt okuyup selam verir.

m. 1527- ayat namazında insan niyet, tekbir ve fatiha'dan sonra bir surenin ayetlerini beşe bölüp, ondan bir ayeti veya daha fazlasını okuyup rüku'a gidebilir, rüku'dan kalktıktan sonra fatiha'yı okumadan o surenin ikinci kısmını okuyup rüku'a gider ve bu şekilde amel ederek beşinci rüku'dan önce o sureyi bitirmelidir. mesela, ihlas suresini okumak kastıyla bismillahirrahmanirrahim der ve rükuya gider, sonra kalkar ve "kul huvallahu ehad" deyip ikinci kere rükuya gider, rüku'dan kalkar ve "allah- us samed" der, yine rükuya gider, kalkar ve "lem-yeldi ve lem-yuled" der ve rükuya gider, tekrar kalkar ve "ve lem-yekun lehu kufuven ehad" der ve ondan sonra birinci rükuya gider ve rükudan doğrulduktan sonra iki secde yapar. ikinci rekatı da birinci rekat gibi yerine getirdikten sonra iki secde yapar ve teşehhüt okuyup namazın selamını verir.

m. 1528- eğer ayat namazının bir rekatında fatiha ve sureyi beş defa okur ve diğer rekat'ında bir fatiha okuyup sureyi bölerse sakıncası yoktur.

m. 1529- günlük namazında farz ve müstehap olan şeyler, ayat namazında da farz ve müstehaptır. fakat ayat namazında ezan ve ikame yerine üç defa sevap ümidiyle "es-selat" demek müstehaptır.

m. 1530- beşinci ve onuncu rüku'dan sonra semiallahu lÎmen hamideh demek, yine her rüku'dan önce ve sonra tekbir almak müstehaptır. fakat beşinci ve onuncu rüku'dan sonra tekbir almak müstehap değildir.

m. 1531- ikinci, dördüncü, altıncı, sekizinci ve onuncu rüku'lardan Önce kunut okumak müstehaptır. ama sadece onuncu rüku'dan önce bir kunut okumak da yeterlidir.

m. 1532- ayat namazında kaç rekat kıldığında şüpheye düşer ve bir tarafa karar veremezse, namaz batıldır.

m. 1533- eğer birinci rekatın son rükusun da mı, yoksa ikinci rekatın ilk rükusunda mı olduğunda şüphe eder ve bir tarafa karar vermezse, namazı batıldır. fakat mesela, dört rüku' mu, beş rüku' mu yaptığında şüphe ederse ve secdeye gitmek için eğilmemişse yerine getirip getirmediğinden şüphe ettiği rüku'u yerine getirmelidir. ama eğer secdeye gitmek için eğilmişse şüphesine itina etmemelidir.

Back Index Next