| Back | Index | Next |
m. 379- guslederken, suyun bedene ulaşmasına engel olan bir şeyin bedeninde olup olmadığında şek ederse, eğer bu ihtimal halkın nazarında yerinde bir ihtimal sayılırsa engelin olmadığından emin oluncaya kadar araştırması gerekir.
m. 380- gusülde, bedenin bir parçası sayılan kısa kılları yıkamalıdır, ihtiyaten uzun kılları da yıkamak gerekir.
m. 381- abdestin sahih olması için suyun temiz olması ve gasp edilmiş olmaması gibi söylenen şartların tamamı, guslün sahih olmasında da şarttır. ama gusülde bedeni yukarıdan aşağıya yıkamak şart değildir ve yine tertibi gusülde her kısmı yıkadıktan sonra hemen diğer kısmı yıkamak da gerekmez. hatta başı ve boynu yıkadıktan sonra bir miktar bekleyip sonra sağ tarafı yıkamanın ve bir müddet sonra da sol tarafı yıkamanın sakıncası yoktur. ama kendisinden idrar ve gâitin gelmesine engel olamayan kimse gusledip namaz kılma miktarınca kendisinden idrar ve gâit çıkmıyorsa, eğer vakit dar olursa, her kısmı öbürünün hemen peşinden yıkamalı ve gusülden sonra da hemen namazı kılmalıdır. ileride bahsedilecek olan müstehaze kadının hükmü de böyledir.
m. 382- bir kimsenin maksadı, hamam parasını vermemek olursa veya hamamcının razı olduğunu bilmeden veresiye bırakmak isterse; sonradan hamamcıyı razı etse bile guslü batıldır.
m. 383- hamam parasının veresiye olmasına hamamcı rıza gösteriyorsa, ama gusleden kimsenin maksadı, hamam parasını hiç vermemekse veya haram maldan vermekse, onun guslü sakıncalıdır.
m. 384- haram parayı veya humusu verilmemiş parayı hamamcıya vermek isterse, guslü batıldır.
m. 385- gâit mahallini su haznesinde temizler ve guslünden önce de haznede temizlediği için hamamcının kendi guslüne razı olup olmayacağında şek ederse guslü batıldır eğer guslünden önce hamamcıyı razı ederse sahihtir.
m. 386- gusül yapıp yapmadığında şek ederse gusletmelidir. ama, gusülden sonra guslünün doğru olup olmadığı hakkında şek ederse, yeniden gusletmesi gerekmez.
m. 387- eğer gusül esnasında, küçük hades meydana gelirse - mesela, idrar yaparsa - guslü tamamlayıp daha sonra abdest alabilir. daha iyisi ihtiyaten üzerine farz olan tamamlama ve yenileme kastıyla guslü baştan almasıdır; ama bu durumda da gusülden sonra abdest alması farzdır.
m. 388- eğer gusledip namaz kılacak kadar vakit var zannıyla namaz için guslederse, gusülden sonra gusül edip namaz kılacak kadar vaktin olmadığını anlasa bile guslü sahihtir.
m. 389- cünüp olan kimse, gusül edip etmediğinde şek ederse kıldığı namazlar sahihtir, ama sonraki namazlar için gusletmesi gerekir.
m. 390- üzerine birkaç gusül farz olan kimse, onların hepsine niyet ederek bir gusül yapabileceği gibi yine onları ayrı ayrı da yerine getirir.
m. 391- cünüp olan bir kimsenin bedeninden bir yere kuran ayeti veya allah teala'nın ismi yazılmış olursa, o yazıya elini sürmesi haramdır, eğer gusül yapmak isterse, eli o yazıya değmeyecek şekilde suyu bedenine ulaştırmalıdır.
m. 392- cenabet guslü yapan kimse namaz için abdest almamalıdır, ama diğer gusüllerle namaz kılınmaz ve abdest de alınması gereklidir.
kadınlarda görünen kanlardan biri de istihaze kanıdır ve istihaze kanı gördüğü zaman kadına müstehaze denir.
m. 393- îstihaze kanı genellikle sarı renkli ve soğuk olur. kendiliğinden ve yakıcılığı olmaksızın çıkar ve katı da olmaz. ama bazen siyah veya kızıl, sıcak ve katı, basınçlı ve yakıcı olarak da gelebilir.
m. 394- istihaze üç kısımdır: az, orta ve çok. az istihaze, kadının, fercinin dahiline koyduğu pamuğa iyice işlemeyen ve pamuğun diğer tarafından görünmeyen kandır. orta istihazede kan pamuğa işler ve öbür tarafından da görünür, ama kadınların normal olarak kanı önlemek için koyduktan mendile ulaşmaz. çok istihazede ise, kan, pamuktan mendile ulaşır.
m. 395- az istihazede kadının, her namaz için bir abdest almalı ve fercin dış kısmına kan değmişse yıkamalıdır ve ihtiyaten farz olarak pamuğu değiştirmeli veya yıkamalıdır.
m. 396- eğer namazdan önce veya namaz esnasında orta istihaze kanı görürse o namaz için gusletmesi gerekir. ama eğer orta istihazede sabah namazından önce gusletmişse ertesi gün sabaha kadar her namaz için önceki meselede geçen az istihaze amellerini yapmalıdır. ama bilerek veya unutarak gusletmezse öğle ve ikindi namazları için gusletmelidir. eğer onlar için de gusletmezse akşam ve yatsı namazlarından önce gusletmelidir.
m. 397- çok istihazede, önceki meselede söylenen orta istihazenin amellerine ilave olarak, her namaz için, bırakılan bezini değiştirmeli veya yıkamalı ve öğle ve ikindi namazı için bîr gusül, akşam ve yatsı namazı için de bir gusletmeli, öğle ve ikindi namazı arasında ara vermemelidir. eğer ara verirse ikindi namazı için yeniden gusletmeli ve yine eğer akşam ve yatsı namazı arasında ara verirse yatsı namazı için yeniden gusletmelidir.
m. 398- îstihaze kanı namaz vaktinden önce de gelse, kadın o kan için abdest ve gusül almış bile olsa ihtiyaten farz olarak namaz vaktinde abdest ve gusül almalıdır.
m. 399- abdest alması ve gusletmesi gereken orta ve çok istihazesi olan kadın, hangisini önce yerine getirirse sahihtir. ama önce abdest alması daha iyidir.
m. 400- kadının az olan istihazesi sabah namazından sonra orta istihaze olursa, öğle ve ikindi namazları için gusletmesi gerekir, eğer öğle ve ikindi namazından sonra orta olursa, akşam ve yatsı namazları için gusletmelidir.
m. 401- kadının az veya orta istihazesi sabah namazından sonra çok olursa, öğle ve ikindi namazı için bir gusül, akşam ve yatsı namazı için de başka bir gusletmeli, eğer öğle ve ikindi namazından sonra çok istihaze olursa akşam ve yatsı namazı için gusletmelidir.
m. 402- istihazesi çok veya orta olan bir kadın, namaz vaktinin girmesinden önce namaz için guslederse guslü batıldır hatta sabah ezanına yakın bir zamanda gece namazı için gusleder ve gece namazını kılarsa, ihtiyaten farz olarak sabah girdikten sonra yeniden gusledip abdest almalıdır.
m. 403- istihazeli kadın, ister farz olsun, ister müstehap, her namaz için abdest almalı, yine kıldığı bir namazı ihtiyaten yeniden kılmak isterse veya yalnız kıldığı namazı yeniden cemaatle kılmak isterse, istihaze için söylenen bütün işleri yapmalıdır. ama namazın peşinden hemen yerine getirdiği ihtiyat namazı, unutulan secde, unutulan teşehhüt ve sehiv secdesi için istihaze işlerini yapmak gerekmez.
m. 404- istihazeli kadın, kanı kesildikten sonra yalnızca, ilk namaz için istihaze işlerini yerine getirmelidir, sonraki namazlar için gerekmez.
m. 405- istihazesinin hangi türden olduğunu bilmeyen kadın, namaz kılmak istediği zaman, fercine bir miktar pamuk koyup beklemeli ve sonra çıkarmalı, istihazesinin üç kısımdan hangisi olduğunu anladıktan sonra o kısım için emredilen amelleri yerine getirmelidir. eğer namaz kılıncaya kadar istihazesinin değişmeyeceğini bilirse, namaz vakti girmeden önce de kendini inceleyebilir.
m. 406- istihazeli kadın, kendisini kontrol etmeden önce namaz kılmaya başlarsa, eğer gurbet kasdı vardıysa ve kendi vazifesine göre amel etmişse - mesela, istihazesi az idiyse ve az istihazenin gerektirdiği şekilde amel etmişse - namazı sahihtir. eğer gurbet kastı olmaz veya vazifesine uygun amel etmemişse - mesela, istihazesi orta olduğu halde, az istihazenin vazifesine göre amel etmişse - namazı batıldır.
m. 407- istihazeli kadın kendisini kontrol edemezse, kesin olarak vazifesi olan şekilde amel etmelidir; mesela, eğer istihazenin az mı, orta mı olduğunu bilmiyorsa, az istihazenin işlerini yapmalı; eğer orta mı, çok mu olduğunu bilmiyorsa orta istihazenin işlerini yapmalıdır, ama şek etmeden önce, istihazenin bu üç türden hangisi olduğunu biliyorduysa, o türün vazifesine göre amel etmelidir.
m. 408- eğer istihaze kanı içerde olur da dışarı çıkmazsa abdest ve gusül batıl olmaz; ama eğer dışarı çıkarsa her ne kadar az bile olsa, önceden açıklandığı üzere abdest ve guslü batıl eder.
m. 409- istihazeli kadın, namazdan sonra kendini kontrol eder ve kan görmezse, yeniden kan geleceğini bilse bile, almış olduğu o abdestle namaz kılabilir.
m. 410- istihazeli kadın, abdest veya gusle başladığı zamandan beri kendisinden kan çıkmadığını ve namazdan sonraya kadar da fercinde kan olmayacağını ve dışarı çıkmayacağını bilirse namaz kılmayı geciktirebilir.
m. 411- istihazeli kadın, namaz vakti geçmeden önce tamamen temizleneceğini veya namaz kılabileceği bir süre için kanın duracağını bilirse, bekleyip temiz olduğu vakit namazı kılmalıdır.
m. 412- abdest ve gusülden sonra zahiren kan kesilir ve müstehaze de namazı geciktirdiğinde, abdest, gusül ve namazı yerine getirecek kadar bir zaman için tamamen pâk olacağını bilirse, namazı geciktirip tamamen pâk olunca yeniden abdest ve gusletmeli ve namaz kılmalıdır. eğer namaz vakti dar olursa abdest ve guslü yenilemesi gerekmez; önceki gusül ve abdestiyle namaz kılabilir.
m. 413- orta ve çok istihazeli kadın, kandan tamamen temizlendikten sonra gusletmelidir; ama eğer önceki namaz için gusletmeye başladıktan sonra arak kan gelmediğini bilirse, yeniden gusletmesi gerekmez.
m. 414- az istihazeli, abdestten sonra, orta ve çok istihazeli, gusül ve abdestten sonra hemen namaza başlamalı; ama ezan okuyup, ikamet getirmenin ve namazdan önce okunan duaları okumanın sakıncası yoktur; namazda da kunut ve benzeri gibi, müstehap işleri yapabilir.
m. 415- istihazeli kadın, gusül ile namaz arasında fasıla verirse, yeniden gusletmeli ve hemen namaza başlamalı; ama fercinin içine kan gelmezse gusletmesi gerekmez.
m. 416- istihazeli kadının kam akar vaziyette olup kesilmiyorsa; eğer kendisine zarar vermezse gusülden önce ve sonra pamuk vasıtasıyla kanın çıkmasını önlemelidir; ama, eğer sürekli gelmiyorsa yalnızca abdest ve gusülden sonra kanın dışarı çıkmasını önlemelidir; eğer gevşek davranır da kan dışarı çıkarsa, ihtiyaten farz olarak yeniden gusletmeli ve abdest de almalıdır, eğer namaz bile kılmışsa yeniden kılmalıdır.
m. 417- gusül alırken kan kesilmezse, gusül sahihtir, ama gusül esnasında orta olan istihaze çok olursa; almakta olduğu guslü baştan almalıdır.
m. 418- istihazeli kadının, oruç tuttuğu gün boyunca, elinden geldiği kadar kanın dışarı çıkmasını önlemeye çalışması ihtiyaten farzdır.
m. 419- üzerine gusül farz olan istihazeli bir kadının orucu, günlük namazları için farz olan gusülleri yaptığı taktirde sahihtir. yine ihtiyaten farz olarak ertesi günü oruç tutacağı gecenin akşam ve yatsı namazının guslünü yerine getirmelidir. ama akşam ve yatsı namazı için gusletmez ve sabah ezanından önce gece namazını kılmak için gusül ederse gündüz de günlük namazları için farz olan gusülleri yerine getirirse orucu sahihtir.
m. 420- ikindi namazından sonra müstehaze olur da güneş batıncaya kadar gusletmezse orucu sahihtir.
m. 421- kadının az olan istihazesi, namazdan önce orta veya çok olursa orta veya çok istihazenin söylenilen amellerini yerine getirmelidir eğer orta istihaze çok olursa, çok istihazenin amellerini yerine getirmelidir. eğer orta istihaze için gusletmiş ise faydası yoktur yeniden çok istihaze için gusletmelidir.
m. 422- namaz esnasında kadının orta istihazesi çok olursa, namazı bozmalı ve çok istihaze için gusletmeli ve abdest almalı ve diğer şartlarını yerine getirmeli ve aynı namazı yeniden kılmalıdır. eğer gusül ve abdesten hiç birisi için vakit yoksa, biri gusül yerine, diğeri abdest yerine iki teyemmüm etmelidir. eğer onlardan biri için vakit yoksa onun yerine teyemmüm etmeli ve diğerini yerine getirmeli. ama eğer teyemmüm için de vakit yoksa namazı bozamaz, namazı tamamlaması gerekir ve ihtiyaten farz olarak kazasını da kılmalıdır. eğer az olan istihazesi, namaz esnasında orta veya çok olursa yine hüküm aynıdır.
m. 423- namaz esnasında kan kesilir ve müstehaze içerden de kesilip kesilmediğini bilmezse, eğer namazdan sonra kesilmiş olduğunu anlarsa ihtiyaten farz olarak abdest, gusül ve namazı yeniden yerine getirmelidir.
m. 424- kadının çok istihazesi orta olursa; ilk namaz için çok un şartlarına ve sonraki namaz için ortanın şartlarına göre amel etmeli, mesela, eğer öğle namazından önce çok istihazesi orta olursa, öğle namazı için gusletmeli, ikindi, akşam ve yatsı namazları için yalnızca abdest almalı; ama eğer öğle namazı için gusletmezse ve yalnızca ikindi namazı için vakit varsa, ikindi namazı için gusül yapmalı; eğer ikindi namazı için de gusletmezse, akşam namazı için gusletmeli; eğer onun için de gusletmezse ve yalnızca yatsı namazı miktarınca vakit varsa, yatsı namazı için gusletmelidir.
m. 425- her namazdan önce çok müstehazenin kanı kesilir ve yeniden gelirse her namaz için bir gusül yapmalıdır.
m. 426- çok istihaze az olursa; ilk namaz için çok olanın hükümlerini ve sonraki namazlar için az olanın hükümlerini yerine getirmelidir. yine orta istihaze az olursa, ilk namaz için orta istihazenin hükümlerini ve sonraki namazlar için az istihazenin hükümlerini yerine getirmelidir.
m. 427- eğer müstehaze, üzerine farz olan işlerden birini, hatta pamuğu değiştirmeyi yapmazsa namazı batıldır.
m. 428- az istihazeli kadın, namazdan başka, şartı abdestli olmak olan bir iş yapmak isterse, mesela, bedeninin bir yerini kuranın yazısına sürmek isterse, ihtiyaten farz olarak abdest alması gerekir; çünkü, önceden namaz için aldığı abdest yeterli değildir.
m. 429- farz gusülleri yapmış olan müstehaze kadının, abdest almak, pamuk veya bezi değiştirme gibi namaz için farz olan diğer işleri yapmasa bile camiye gitmesi, camide durması, farz secdesi olan süreleri okuması ve kocasının onunla ilişkide bulunması helaldir.
m. 430- istihazesi çok veya orta olan kadın, namaz vaktinden önce bedeninin bir yerini kuran yazısına sürmek isterse, gusletmeli ve abdest de almalı.
m. 431- müstehaze ye ayat namazı farzdır. ayat namazı için de günlük namazlar için söylenen şeyleri yerine getirmesi gerekir.
m. 432- günlük namaz vaktinde, üzerine ayat namazı farz olan müstehaze, her ikisini peş peşe yerine getirmek istese bile günlük namazı için farz olan bütün şeyleri ayat namazı için de yerine getirmeli. her ikisini bir gusül ve bir abdestle yerine getiremez.
m. 433- müstehaze kadın, kaza namazı kılmak isterse, edâ namazlar için üzerine farz olan şeyler her kaza namazı için de yerine getirmelidir.
m. 434- kadın, kendisinden gelen kanın, yara kanı olmadığını ve şer'en hayız ve nifâs hükmünde olmadığını bilirse, istihaze hükmüne göre amel etmelidir. hatta istihaze kanı mı yoksa diğer kanlar mı olduğunda şek ederse ve onların özellikleri de bulunmazsa, ihtiyaten farz olarak istihaze hükmüne göre amel etmelidir.
hayız, genellikle her ay birkaç günlüğüne kadınların rahminden gelen kana denir. hayız kanı gördüğü zaman kadına hayız denir.
m. 435- hayız kanı çoğu vakit, katı, sıcak, siyaha çalan kızıl renkli veya bulanık kızıl olur, baskıyla dışarı çıkar ve yakıcı olur.
m. 436- seyyide kadınlar, altmış yaşlarından sonra yaise olurlar, yani hayız kanı görmezler. seyyide olmayan kadınlar, elli yaşlarından sonra yaise olurlar.
m. 437- kız çocuğunun dokuz yaşı dolmadan ve kadınların yaise olduktan sonra gördükleri kan, hayız kanı değildir.
m. 438- hamile kadının ve çocuğuna süt veren kadının hayız görmesi mümkündür.
m. 439- dokuz yaşını tamamlayıp, tamamlamadığını bilmeyen kız çocuğu, hayız özelliklerini taşımayan bir kan görürse hayız değildir. yine hayız özelliklerini taşıyorsa bile hayızdır denilmez.
m. 440- yaise olup olmadığında şek eden kadın, hayız olup olmadığını bilmediği bir kan görürse, yaise olmadığına karar vermelidir.
m. 441- hayız müddeti üç günden az, on günden çok olmaz. üç günden biraz az bile olsa hayız değildir.
m. 442- hayızın ilk üç günü peş peşe olmalıdır. buna göre, mesela, iki gün kan görür, bir gün pâk olur ve yine bir gün kan görürse hayız değildir.
m. 443- üç gün boyunca kanın dışarı çıkması gerekmez, fercinde de kan olsa yeterlidir. eğer üç gün esnasında kısa bir süre pâk olursa ve bu sürede "üç gün boyunca fercinde kan vardı" denecek kadar az olursa, yine hayızdır
m. 444- birinci ve dördüncü gecede kan görmesi gerekmez, ama ikinci ve üçüncü gecede kan kesilmemeli o halde eğer birinci günün sabah ezanından üçüncü günün gün batışına kadar peş peşe kan gelirse veya birinci günün ortalarında başlar ve dördüncü günün o vakitlerinde kesilirse ve ikinci ve üçüncü gecelerde de kan hiç kesilmezse hayızdır.
m. 445- üç gün peş peşe kan görür ve sonra kesilirse, eğer tekrar kan görür ve kan gördüğü günlerle arada pâk olduğu günlerin tamamı on günden fazla olmazsa, ortada pâk olduğu günler de hayız sayılır.
m. 446- üç günden fazla ve on günden az olan bir kan görür de çıban kanı mı, hayız kanı mı, olduğunu bilmezse; eğer çıbanın sağ tarafta mı, sol tarafta mı olduğunu bilmezse, mümkün olduğu takdirde bir miktar pamuk içeri koyup dışarı çıkarır, eğer kan sol taraftan dışarı çıkarsa hayız kanıdır, eğer sağ taraftan dışarı çıkarsa çıban kanıdır.
m. 447- üç günden fazla ve on günden az olan bir kan görür de hayız veya yara kanı olduğunu bilmezse, eğer Önceden hayız idiyse hayız ve eğer pâk idiyse pâk olduğuna karar verir; eğer hayız mı, pâk mı olduğunu bilmiyorsa, hayız kadına haram olan her şeyi terk eder ve hayızlı olmayan kadınların yaptığı bütün ibadetleri yapar.
m. 448- bir; kan görür de hayız kanı mı, yoksa nifas kanı mı olduğunda şek ederse; eğer hayızın şartlarına sahipse hayız olduğuna karar vermeli.
m. 449- bir kan görür de hayız kanı mı, yoksa bekaret kanı mı olduğunu bilmezse, kendini incelemeli, yani fercine bîr miktar pamuk gönderip biraz beklemeli ve sonra dışarı çıkarmalı, eğer etrafı bulaşmışsa, bekaret kanıdır, hepsine ulaşmışsa hayızdır.
m. 450- üç günden az kan görür ve pâk olur, sonra tekrar üç gün kan görürse ikinci kan hayız şartlarına sahipse hayızdır, ama ilk gördüğü kan hayız değildir.
m. 451- hayızlı olana birkaç şey haramdır:
namaz gibi abdest, gusül veya teyemmümle yerine getirilmesi gereken ibadetler; ama cenaze namazı gibi abdest, gusül ve teyemmümü gerektirmeyen ibadetleri yapmasında sakınca yoktur.
cünüp olana haram olan şeylerin tümü; bunlar cenabet hükümlerinde açıklanmıştır.
sünnet yerine kadar dahil olup meni gelmezse bile cima etmek hem kadına haramdır, hem de erkeğe; sünnet yerinden azını dahil etmemek de ihtiyaten farzdır.
m. 452- kadının hayızının kesin olarak belli olmadığı, ama şer'en kendisini hayızlı sayması gereken günlerde de cima etmek haramdır. o halde, on günden fazla kan gören bir kadın, hükmü ilerde söyleneceği üzere, kendi akrabalarının adet günlerini hayız sayması gerekir ve kocası o günlerde onunla cima yapamaz.
m. 453- kadının hayız günlerinin sayısı üç kısma taksim edilirse ve erkek onun ilk kısmında kadınla cima yaparsa, ihtiyaten farz olarak, fakire on sekiz nohut altın keffaret vermesi gerekir; eğer ikinci kısımda cima yaparsa dokuz nohut altın; eğer üçüncü kısımda cima yaparsa dört buçuk nohut altın vermesi gerekir. mesela, allı gün hayız gören bir kadının kocası, birinci ve ikinci günün gündüzü veya gecesinde onunla cima yaparsa fakire on sekiz nohut altın vermeli, üçüncü ve dördüncü günün gündüz veya gecesinde dokuz nohut, beşinci ve altıncı günün gündüz veya gecesinde dört buçuk nohut vermelidir.
| Back | Index | Next |